Bazen hepimiz istemeden kalp kırıyoruz. İstemeden kırıldıysa eğer affetmek erdemdir. Ya kalp kırmaya alışkanlık haline getirmiş insanlara ne demeli? Kalbi kırıp her seferinde affedilmek isteyen bir insana ne kadar güvenebilirsin? Adı yüzsüz değil midir? Kırdığında "özür dilerim, beni affet" diyen insanı affedin, ama güvenmeyin. Tekrarlarsa ikinci şansı vermeyin. Özür dilerim kelime grubunun anlamını bilmeyen insanlarla dolu etraf. Özür dilenirse aynı hata yapılmaz. Aynı hatanın yapılması umursanmadığı anlamına gelir. Özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim. İnsanların ağzına sakız olmuş bu cümle şahsen bana artık inandırıcı gelmiyor. Kullanan insanın kişiliksizliğini de eklersek bu kelime grubunu hayatımdan çıkma yolunda hızla ilerliyor.
İnsan, kalbi kırarken düşünmeli. Ya bir gün yolum o insana düşerse diye. İnsanları duyguları, gururları yokmuş gibi ezip geçmek, insan olan insana yakışmaz. Kimsenin kalbi öküzün biri gelip kırsın diye yaratılmadı. Kalbi sevgiyle, aşkla, dostlukla, merhametle doldurun diye yarattılar. Yüreğimizdeki mühürleri kalp kırmadan çözmeyi öğrenmeliyiz.
Kıranların yanında kırılanların da büyük söz hakkına sahip olduklarını düşünüyorum. Kırılacak 206 kemik var ama aptalın biri hep kalbimizi kırıyor. Çıkaracaksın arkadaşım, seni kıranı üzeni hayatından çıkaracaksın. Vermeyeceksin taviz seni üzmesine. Onaramayacağı kalbi kırmamayı öğrenecek.
İyi bak arkadaşım. Kalbini kırdığın insanı iyi tanı. Günün birinde yolun mutlaka onunla kesişecek.

"Yüreğimizdeki mühürleri kalp kırmadan çözmeyi öğrenmeliyiz." Favori cümlemi seçtim :) Kimsenin özür dilemediği, dilemesi gerekmediği bir yerde yaşasaydık keşke ya da dilenen özürlerin anlamlarını yitirmediği bir yerde. Kimseye ne özür dilemek ne de özür diletmek zorunda kalmayız umarım. Çoğu kişinin dile getiremediği şeyleri dile getirmekte üstüne yok :) Eline, kalemine, yüreğine sağlık :))
YanıtlaSil