Öncelikle aile sırlarını ortalığa saçmaya her insan cesaret edemez. Fakat benimki tam olarak aile sırrı niteliğini taşımıyor. En azından benim için öyle. Bu sırrı ortaya dökmezdim ama onun bu cesarete ihtiyacı olduğunu iyi biliyorum.
Başlayalım bakalım hikayemize. Annem ve babam 1996 yılında kaçarak evlenmişler. Nedeni ise dedem annemi başkasına satacakmış ve annem de bunu öğrenince babama haber göndermiş. Babam askerden izne gelince kaçıp düğün yapmışlar. Dedemle bir daha asla konuşmamışlar. Zaten dedemle anneannem ayrılmışlar annem 5 yaşındayken. Yani annemin bi ailesi yokmuş. Babam ona aile olmuş. Babaannem annesi dedem de babası olmuş. Annem babamdan ilk darbeyi ben 3 yaşındayken yani 2000 yılında almış. Bir sonraki darbeyi de 2005te. Yani kardeşim 2 yaşındayken. En sonuncusu da geçenlerde oldu. Sanırım artık annemin neden tükendiğini, geçirdiği sinir krizlerinin şiddetinin neden arttığını anlayabiliyorum. En sonuncusunda kardeşimin de aklı artık erdiğinden işler çok fazla karıştı. Annem defalarca babamla barıştı sırf kardeşim ve ben dağılmış ailede büyümeyelim diye. Ama bu seferki farklıydı. Annem kararlıydı boşanacaktı. Her gün kavga oluyor ve ağır laflar söyleniyordu. Bu süreçte ben de etkilendim tabiki ama kardeşim daha kötüydü. Psikolojik sorunları olmaya başladı. Her gece uykusunda konuşmaya, çığlıklarla ve ağlayarak uyanmaya başlamıştı. Tırnaklarını yiyor, minicik bir sinekten dahi korkuyordu. Annemin telefonla konuşurken gülme sesini dahi babamla kavga ediyor sanıp koşarak kucağıma atlıyor ve yüzünü boynuma koyup gözyaşları bitene kadar ağlıyordu. Onunla beraber ben de ağlıyordum tıpkı bunları yazarken olduğu gibi. Sonra annem tekrar ve son kez (!) babamla barışma kararı aldı ve her şey yolunda (En azından şimdilik öyle görünüyor.). Ama barışma kararları kardeşimi pek de rahatlatmışa benzemiyordu. İkisine de nefretle bakıyordu sanki. Bir de ders çalışacağım diyip ona ben sırtımı dönsem ölürdü herhalde. Sonra hem derslerimi hem de kardeşimi aynı anda düzeltebileceğime karar verdim ve çabalamaya başladım. Okuldan ezberlemem gereken ne varsa tek başıma daha iyi ezberleyebildiğim halde alıp onu karşıma oturttum ve brilikte yaptık. Amacım onun kafasını başka şeylerle meşgul etmekti. Bilgisayar oyunları oynadık, iğrenç videolar izledik, saçma el işleri yaptık, resimler yaptık, fotoğraf çekindik ve birlikte kaydıraktan kaydık. Zamanla eskisi gibi neşelendi hatta şımarmaya bile başladı.
Yani dostum anlatmak istediğim ikisinden birini seçmek zorunda değilsin. İkisini de planlayarak aynı anda halledebilirsin. Yardıma ihtiyacın elbette olacak. Benim sana koştuğum gibi sen de bana koşacaksın. Agresif olup etrafa ateş püskürerek hiçbir şeyi çözemezsin aksine düğümlersin. Hep yanındayım. Her şeyi düzelteceğine eminim. Seni seviyorum.


