Kim daha önce bu kadar dağıtabilmişti beni? Ya da kime tanımıştım o ayrıcalığı. Verilen sözler, yıkılan hayaller.. En kötüsü de inanmamaktı. Hiç içinde kalmadı mı ya doğruysa bütün her şey? Yaşanacak o kadar çok şey varken yüreği öylesine parçalamak da ne?
Dakikalar geçmek bilmese de sensiz, boğazım düğümlense de ve senden bahsederken titrese de sesim, ne kadar zor olabilir ki unutmak? Her şarkıda ayrı bir anımızı canlandırıyorsam gözümde, hala senli hayaller kuruyorsam ne olmuş? Sesin kulağımda çınladığında gözyaşlarımı tutamıyorsam, kime ne? Her gelen mesajda heyecanlanıyorsam, her saniye aklımdan çıkmıyorsan ne olmuş?
Ellerini tutmadan, gözlerine bakmadan, nefesini hissetmeden, kokunu almadan, sesini duymadan, gözlerimin içine bakıp gülmeden nasıl geçecek bir ömür? Yazamıyorum işte ayrılığı. Saçmalıyorum, anlatmaya çalışıyorum ama olmuyor. Yüreğimdeki çığlıklar kelimelerimin dökülmesine izin vermiyor. Kalemim de ayrı bir ağır sanki bugün. Bileğim ve parmaklarım ağrıyor. Kalemim sanki bir şeyler fısıldıyor bana. "Ağır ayrılık, ben taşıyamam."
Mesafeler tüketti bizi. Zor oldu ama Bitti..
Bende öyle bir sendin ki. İnsanlar aslında birbirleri için farklılar, aslında herkes sıradan. Öyle mi? Dağılmak ister insan bazen, üzüldükçe seviyorsan gidişat kötüdür. Çünkü bizler benciliz, hepimiz geninde vardır bu. Hayaller hiçbir zaman yıkılmaz ki, arzuladığın adamı bekler hep onlar. Sen yalnızlıktan değil, onsuzluktan korkuyorsun sanırım. Ama öyle, bazen bitmesi gerekiyor. Birine bu kadar fazla yakın olmak kötü, ona nefret bile duyabilirsin bu yakınlıkta. Yazamıyorsun işte ayrılığı, bırak yazma, üzülmek için mi dile getiriyorsun he, kurtul şu bilinçaltından. Hiç öyle değil bence, o öyle bir kalemdir ki her şeyi taşır, sessizdir ama dostların en iyisidir, en sadığıdır.
YanıtlaSilNe yazdığımı okumadan gönderiyorum sana bu yorumu. Üzerine konuşalacak çok şey var belki. Ama sen konuşmaktan kaçıyorsun, bu seni sinirlendirdi değil mi, yani kaçmış olmanla yüzleşmen. Bu kez bana uy ve kaç derim ben.
Blogırdaki ilk yazınla karşılaştırıyorum da sanırım gün geçtikçe daha parlak biri oluyorsun. Acı insanı olgunlaştırmıyor ama zemin hazırlıyor diyelim.
Umudun varsa onu yok et derim, barındırma onu yanında içinde. Umut vazgeçmekle eşdeğerdir ve aldatmacaların en büyüğüdür.
Anonim olmak zorundayım, sen biliyorsun kim olduğumu zaten penguencan, bir dahaki yazında görüşmek üzere :))
Beni gerçekten iyi tanıyorsun diyecek tek kelime bulamıyorum. Zaten söylemem gerekenleri söyledim :) Teşekkür ederim görüşlerin için. Daha da iyi olacağım eminim ;)
YanıtlaSilDiğerleri gibi yine ve yine çoook güzel olmuş :)
YanıtlaSilÇoook teşekkür ederimmm :)))
SilOkuduğum üçüncü yazın ve en beğendiğim oldu doğrusu çünkü tamamen beni anlatmışsın. Yazını okuduktan sonra dedim ki her ayrılığı yaşayan aynı oluyor sanırım ya da bir taraf hep aynı oluyor desem daha doğru olur gibi çünkü diğer taraf giden oluyor ve gitmek kolay olan, zor olan sevmektir. Zor olanı yapab çeker en acı hisleri. Özlemi, kaygıyı, merakı daha doğrusu aşkı. Aşık Veysel di sanırım Aşk nedir sorusuna kavuşamazsan aşk olur diyen. Doğrusu yaşadım sanırım ben aşkı ama ne diyebilirim ki ilkdi ve ben tecrübesizdim ne yaşadığımı bile bilmiyorum ama mutluydum ve bu kadar süre geçmesine rağmen arada rüyalara uğruyorsa hala unutulamamış demektir sanırım ne biliyim. Neyse yazdıklarımı okuyamayacağım telefondan yazdığım için arada kopar benim cümlelerim saçmalamış olabilirin mahzur gör :) bu arada yazarlığını çok ama çok beğendim. İlerde bir kitap çıkarsan sırf bu yazılardan alır ve başucu kitaplarım arasına koyardım tabi imzalaycaksı kaçarı yok :) neyse çok uzun oldu yazmaya devam et
YanıtlaSilAhahha :) çok mutlu ettin beni. Evet sen de çok harika özetledin. Tam anlamıyla bu. Bir taraf hep daha fazla zarar görür. İmzalarım tabi aşk olsun :) yeter ki sen okuuu :)
YanıtlaSil